Artemis 2 astronotları Ay’ın gri olmadığını, yeşil ve kahverengi tonlarına sahip olduğunu bildirdi. Aristarchus Platosu’ndaki minerallerin sırrı çözülüyor.
Artemis 2 görevi kapsamında Ay’ın öte yakasını ziyaret eden dört astronot, Dünya’ya döndükten sonra yaptıkları açıklamalarda Ay’ın sanılanın aksine tekdüze gri bir kütle olmadığını, beklenmedik renk ve dokulara sahip olduğunu ifade etti. Mürettebat, NASA bünyesindeki jeologlar ve volkanologlar tarafından hazırlanan özel bir ‘Ay Pasaportu’ ile eğitildi.
İnsan gözünün dinamik algısını kullanarak yüzeydeki kahverengi ve yeşil tonları raporlayan astronotlar, özellikle Aristarchus Platosu üzerinde görülen yeşil minerallerin, Ay’ın derinliklerindeki magmanın kimyası hakkında ipuçları veren olivin veya piroksen gibi maddeler olabileceği üzerinde durdu.
Bilim insanları için astronotların çektiği fotoğraflardan ziyade, o an kaydettikleri sesli günlükler büyük önem taşıyor. Robotik kaşiflerin ve yörünge araçlarının verilerindeki ‘gürültü’ ve kalibrasyon hataları yanıltıcı olabilirken, insan gözü Ay’ın farklı bölgelerindeki renk ve parlaklık değişimlerini anlık olarak kıyaslayabiliyor.
Astronotların gözlemleri, Ay’daki volkanik patlamaların geçmişi ve yüzeyin jeolojik yapısı hakkında uyduların veremediği derinlikte bilgiler sunuyor. Ay’ın bu gizli renk paleti, sadece bilimsel bir merak konusu olmakla kalmayıp, Dünya’nın ve güneş sisteminin erken dönem oluşum süreçlerini anlamak için de bir anahtar niteliği taşıyor.
Ay yüzeyindeki devasa kraterler ve lav akıntıları, gezegenimize çarpan göktaşlarının ve jeolojik dönüşümlerin tarihini günümüze kadar koruyan bir arşiv görevi görüyor. NASA uzmanları, astronotların bu ‘renkli’ gözlemlerinin önümüzdeki yıllarda Ay bilimi konferanslarında en çok tartışılan konular arasında yer alacağını ve Ay’ın tarihine dair bilgilerimizi güncelleyebileceğini belirtti.
Reklam & İşbirliği: [email protected]