Almanya’daki GFZ Helmholtz Jeobilimleri Merkezi’nden bilim insanlarının da yer aldığı uluslararası bir ekip, saha gözlemlerini bilgisayar modelleriyle birleştirerek kıtasal hareketleri, dağ oluşum süreçlerini ve hidrojen üretimini simüle etti. Serpantinizasyon Süreciyle Oluşan Doğal Hidrojen Rezervleri Araştırmaya göre, doğal hidrojen rezervleri, yer kabuğunun altındaki mantonun su ile etkileşime girdiği “serpantinizasyon” adı verilen bir süreç sonucunda oluşuyor. Bu…
Almanya’daki GFZ Helmholtz Jeobilimleri Merkezi’nden bilim insanlarının da yer aldığı uluslararası bir ekip, saha gözlemlerini bilgisayar modelleriyle birleştirerek kıtasal hareketleri, dağ oluşum süreçlerini ve hidrojen üretimini simüle etti.
Araştırmaya göre, doğal hidrojen rezervleri, yer kabuğunun altındaki mantonun su ile etkileşime girdiği “serpantinizasyon” adı verilen bir süreç sonucunda oluşuyor. Bu kimyasal reaksiyon, kıtaların birbirinden ayrılması ya da çarpışması sırasında mantonun yukarı doğru itilmesiyle gerçekleşiyor. Araştırmacılar, dağ kuşaklarında bu sürecin kıtaların ayrıldığı bölgelere kıyasla 20 kat daha sık yaşandığını belirledi.
Araştırmaya liderlik eden jeofizikçi Sascha Brune, “Bu çalışma, doğal hidrojen oluşumu için uygun ortamların anlaşılmasını ilerletiyor” dedi. Dağların içindeki hidrojen rezervlerinin, diğer potansiyel alanlara kıyasla daha erişilebilir olabileceği düşünülüyor. Avrupa Alpleri, Pireneler ve Balkanlar’da hidrojen arama çalışmalarına başlanacağı belirtiliyor.
Araştırma, dünya genelindeki hidrojen miktarına ilişkin kesin tahminler sunmasa da, yapılan incelemeler, hidrojen rezervlerinin temiz enerji üretiminde önemli bir rol oynayabileceğini gösteriyor. Bilim insanları, hidrojenin sürdürülebilir şekilde çıkarılması ve kullanılması için daha fazla araştırmaya ihtiyaç duyulduğunu vurguluyor. Keşif, temiz enerji alanında büyük bir adım olarak değerlendiriliyor.
Araştırma, Science Advances dergisinde yayımlandı.
Reklam & İşbirliği: [email protected]