Son 47 yılda Grönland ve Antarktika’dan eriyen 12 trilyon ton buz, küresel deniz seviyesini 31,4 mm yükseltti. Araştırma, buz kaybının nedenlerini ortaya koydu.
Grönland ve Antarktika buz örtülerinden son 47 yılda 12 trilyon ton buz eriyerek küresel deniz seviyesini yaklaşık 31,4 milimetre yükseltti. 1979’dan bu yana 27 uydu görevi verilerini bir araya getiren bilim insanları, buz kaybının büyük ölçüde okyanuslardaki dinamik dengesizliklerden kaynaklandığını tespit etti.
Araştırma ekibi, 27 farklı uydu görevinin verilerini kullanarak buz örtüleri üzerine 42 ayrı incelemeyi sentezledi. Bu kapsamlı çalışma, yaklaşık elli yıldır Grönland ve Antarktika’daki buz değişimlerini detaylandırarak bugüne kadarki en güvenilir uzun vadeli kayıt niteliği taşıyor.
Uydu kayıtları, Grönland buz örtüsü için 1972 yılına, Antarktika buz örtüsü için ise 1979 yılına kadar geriye gitmektedir.
Araştırmacılar, toplam buz kaybının yüzde 84’ünün, buzulların okyanusla birleştiği noktalardaki dinamik dengesizliklerden kaynaklandığını öngörüyor.
İngiltere’deki Northumbria Üniversitesi’nden buzbilimci Ines Otosaka, kaybedilen buzun yüzde 80’inden fazlasının yüzey erimesi yerine daha hızlı akan buzullar aracılığıyla okyanusa karıştığını ifade etti. Otosaka, bu uzun vadeli eğilimin ısınan okyanusa karşı buz örtülerinin dinamik tepkisinden kaynaklandığını vurguladı.
Araştırmacılar, kalan yüzde 16’lık buz kaybını yüzey erimesi ve kar yağışı gibi atmosferik etkenlerle ilişkilendirdi.
Fosil yakıtların yakılmasıyla atmosfere salınan sera gazları, okyanusların biyosferde tutulan ısının büyük kısmını emmesine neden oluyor. Okyanus sistemlerine artan ısı enerjisi girişi, suların ısınmasını ve akıntıların daha aktif hale gelmesini tetikliyor.
Grönland’da, Atlantik’ten gelen daha sıcak suların kuzeye doğru ilerlemesiyle “Atlantikleşme” süreci gözleniyor. Bu durum, dünyanın ikinci en büyük buz örtüsü olan Grönland’ı ciddi şekilde tehdit ediyor.
Dünyanın en büyük buz örtüsü Antarktika’da ise güçlü rüzgarlar ve ısınan sular, kutup çevresi akıntılarını şiddetlendiriyor. Bu akıntılar, sıcak suları buzulların altına taşıyarak erime sürecini farklı yönlerden hızlandırıyor.
1990’lardan bu yana hızlanan buz kaybı, herhangi bir gerileme belirtisi göstermiyor. 2020-2023 verileri Antarktika Yarımadası’nda bir istikrara işaret etse de uzmanlar, bu durumun Doğu Antarktika’daki rekor kar yağışı gibi kısa vadeli hava koşullarından kaynaklandığını belirtiyor.
Çalışmada doğrudan yer almayan Avrupa Uzay Ajansı’ndan Diego Fernandez, bulguların günümüzün büyük çevre sorunlarıyla mücadelede uluslararası bilimsel iş birliğinin kritik önemini kanıtladığını vurguladı. Bu önemli araştırma, Scientific Data dergisinde yayımlandı.
Reklam & İşbirliği: [email protected]